YANDAŞ, BESLEME, MAAŞA BAĞLANAN MEDYA!..

YANDAŞ, BESLEME, MAAŞA BAĞLANAN MEDYA!..

Her iktidar döneminde elbette olmuştur; yandaş, besleme medya kirliliği… Ama hiçbir dönemde, 20 yıllık AKP iktidarında gördüklerimize, şahit olduklarımıza ne rastladık, ne de hayal ettik!..

Hani AKP’nin var ya bir sloganı, ‘Hayaldi gerçek oldu’ diye… İşte aynen öyle… Hayalimizde bile canlandıramayacağımız ‘Tipler’ medya patronu, araştırmacı yazar, akademisyen, tv programcısı, köşe yazarı, sözüm onlara köşe yazarı oldular… Yalakalıkları, AKP’yi savunacağım derken düştükleri halleri, aldıkları havadan maaşlar için ‘kişiliklerini satma’ yarışları, Yanlış olduğunu bildikleri halde ‘yanlışa doğru’ deme yarışları, yolsuzluğu, yoksulluğu, yasakları, haksızlıkları savunacağım derken düştükleri halleri, ne vicdanlar ne de tarih affetmeyecek!..

Deyim yerindeyse, ‘Yedikleri burunlarından fitil fitil gelecek’ elbette… Hayır etmeyecek onlara, çocuklarının, torunlarının yüzlerine bakamayacaklar günü geldiğinde…

2019 yerel seçimlerinden sonra CHP’li belediyelerin Türkiye’nin en önemli kentlerini kazanmasından sonra, zaten bilinen ama belgeleriyle ortaya çıkan yandaş medyaya ve vakıflara aktarılan kaynaklar ortaya çıkmıştı. İşe gitmeden maaş alanlar, altlarına araçlar tahsis edilenler, bankamatik memurları, ve besleme basına aktarılan devasa ödemeler…

Peki Gaziantep, evet Gaziantep… Hani AKP’li bir vekilin seçim öncesi ‘Öküzün trene baktığı gibi bakıyorlar’ dediği ve hala görevine devam ettiği Gaziantep… Hani bir zamanlar solun kalesi olarak bilinen ama yerinde yeller esen Gaziantep… Kurtuluş Savaşı’nda dünyaya meydan okuyan ve nüfusunun 3’te 1’ini şehit veren Gaziler ve Şehitler diyarı Gaziantep… Hani bir zamanlar ‘Doğu’nun Paris’i’ denilen müteşebbis ruhuyla devletten hiçbir destek almadan her zaman ayaklar üzerinde durabilen Gazişehir’imiz Gaziantep… Sanayisi, kültürü, turizmi,eğitimi, sporu ve basını ile Türkiye’ye örnek olan ama şimdi yerinde yeller esen Gaziantep…

Yazacak, söylenecek, dikkat çekilecek, o kadar çok konu var ki, Gaziantep’e dair, şu an satırlar yetmez… Onun için konumuza gelelim… Son zamanlarda özellikle pandemi dönemi ile birlikte Gaziantep’te internet haber sitelerinde bir patlama yaşandığı malum… Ayrıntılara girmeden konunun özüne gelmek için şunu söyleyeyim, bu konunun çözümü tamamen kanunidir. Yani yasal boşluktan dolayı bir zamanlar haftalık gazete furyası olduğu gibi şu anda da haber sitesi furyası yaşanıyor….

2,5 milyonluk bir sanayi şehri, İhracatta ilk beşte, her ay ihracat rekorlarının kırıldığı, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birisinde elbette olacaktır bu kadar medya kuruluşu… Sorun, başta dediğim gibi yasal bir düzenleme olmamasıdır. Elbette ki, bu tek başına bir neden olamaz… Bu kadar çok medya kuruluşunun olmasının bana göre ikinci nedeni, Gaziantep’te kurum-kuruluş, firma, oda-derneklerin basın danışmanlarıdır.

Neden? diye soracak olursanız; Aslında basit, çünkü basın danışmanı olarak görevlendirdikleri bu şahıslar, bir takım medya kuruluşlarının ve patronlarının ya ortakları ya da işbirlikçileridir. 100 tane değil isterse 500 tane bin tane basın kuruluşu olsun, sizin oradaki göreviniz maaş aldığınız, ekmeğini yediğiniz, firmanın ya da kuruluşun çıkarlarını korumak ve kollamaktır. O basın kuruluşları arasında seçim yapmak ve elemek elbette sizin görevinizdir.

 Eğer, gerçekten basın danışmanlığına layıksanız, yani liyakat sahibiyseniz, yani bu mesleğin içinden geliyorsanız, yani bu meslekte kim kimdir, kimin gazetesi, haber sitesi, dergisi, televizyonu, dergisi, gerçekten sizin firmanıza, kurumunuza, faydalıysa gerçekten işini hakkıyla yapıyorsa, patronunuza ya da firmanıza liste verirken, namusluca o isimleri, korkmadan vicdanınızla bildirirsiniz. Çıkarınızı, ikili ilişkilerinizi, rantınızı, bir kenara bırakıp, vicdanınızla, namusluca, adaletli bir şekilde çalışanı çalışmayanı ayırt ederek kurumunuza bildirseniz, hem kurumlarınız rahat eder hem de itirazları ortadan kaldırırsınız.

Örnek, ben bir firma sahibi olsam, ya da sizin bir firmanız olsa kime reklam verirsiniz? Kime abone olursunuz? Kime destek olursunuz? Hiç çıkmayan hayali bir gazeteye mi? Çıksa bile sadece belirli kurumlara göstermelik olarak gönderilen gazetelere mi? Hiç güncellenmeyen, hiç haber girilmeyen, sadece belediyelerin bir yayın organı haline gelmiş bülten haberlerinin girildiği bir siteye mi? Yoksa okunması, tıklanması, etkileşimi, ulaştığı kişi sayısı yüksek olan, sürekli aktif 24 saat haber giren ve sizi milyonlara ulaştıran bir siteye mi reklam verirsiniz? Abone olursunuz?

Biz de sistem şu; bir liste belirlenmiş, bu liste Gaziantep’in sözüm onlara basınını temsil ediyor. Kurumlar, özellikle belediyeler, odalar, dernekler, fabrikalar, koca koca firmalar hepsi bu belirlenen ‘Vip basın listesi’ ‘Yandaş-yalaka-besleme’ medyaya ha bire para akıtıyor…

Bu malum listedekiler, ister gazete çıkarsın ister çıkarmasın, ister haber yapsın ister yapmasın, ister yaptığı yayın okunsun ister okunmasın, isterse her ay dergi çıkarsın ister çıkarmasın, isterse pandemi olsun ister olmasın, isterse kıyamet kopsun ister kopmasın, isterse tasarruf tedbiri olsun ister olmasın, isterse bayram olsun ister olmasın, isterse seçim olsun ister olmasın, isterse gazeteci olsun ister olmasın, isterse hak etsin ister etmesin… Her zaman, her yerde, her koşulda kollanıyor, besleniyor, hortumlanıyor!..

Tabi, burada hakkını teslim etmemiz gereken görevini yıllardır layıkıyla, namusuyla adaletli bir şekilde yapan meslek büyüklerimizi, yıllardır önemli kurumların basın danışmanlığını adilce yapan ağabeylerimizi tenzih ediyorum. Bu hortumcu arkadaşların, onları örnek almalarını tavsiye ediyorum...

Benden kurumlara, belediyelere, firmalara, odalara velhasılı basın danışmanlarıyla işi olan herkese tavsiyem şudur; Önce en önemli bölümünüz olan basın ve halkla ilişkilere sahip çıkın ve liyakatlı insanları o görevlere getirin. Çünkü sizlerin en kritik, en stratejik ve en hayati biriminiz buralardır. Liyakatı buradan başlatın, adaleti de buradan sağlarsınız…

 Son olarak sorumlu yayıncılık gereği bu soruları da tüm firmalara, kurumlara özellikle belediyelere sormak istiyorum…

Gaziantep’te maaşa bağlanan gazeteciler var mıdır?

Gaziantep’te abone, reklam ve ilan ödemelerinde kriterleriniz nedir?

İlan, reklam ve abone ödemelerinde, kişiye ve yandaşlığına göre mi yoksa firmanızın, kurumunuzun çıkarlarına göre mi tarife belirliyorsunuz?

Size (Özellikle Danışmanlara) göre, gazetecilik nedir? Kimler gazetecidir? Kimler olmamalıdır?

Belirlediğiniz kriterlerle yıllardır zengin ettiğiniz, servetine servet kattığınız gazeteciler var mıdır?

Vicdanınıza ve adalet anlayışınıza göre, geceleri yatarken rahat mısınız?

Kendinizin kurumu veya firması olsa, yine aynı şekilde bu ödemeleri aynı kişilere mi aktarırsınız?  

Not: Bu soruların yanıtlarını merakla bekliyorum. Sorumlu gazetecilik anlayışı gereği bu soruların yanıtlarını alana kadar takipçisi olacağım… Ayrıca, bu sözde basın danışmanları (onlar kendilerini iyi biliyor) bilin ki kimseyi kandıramıyorsunuz. Kandırdığınız şey sadece insanların sindirilmişliği ve korku imparatorluğudur. Nemalandığınız kişiler ve sizler bilin ki, doğmamış çocukların ve evine ekmek götürmeye çalışan namuslu insanların da hakkını gasp ediyorsunuz. Bu devran hep böyle gitmez, bu saltanat sizlere hayır etmez! Bugüne kadar kimlerin hakkını gasp edip, kimlere aktarıp, peşkeş çektiyseniz, kendi adıma haram olsun! Vicdanınızla sizleri baş başa bırakıyorum…

25 Temmuz 2021 (Turgut Bozgeyik) 1043

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

GAZETECİ, GAZETECİYE NEDEN SANSÜR UYGULAR?

GAZİANTEP’İN ‘VİP BASIN’I KİMLER?

ESKİ TÜRKİYE'YE RAZIYIM YENİSİ SİZİN OLSUN!

Ömrümüzün en kötü yılını geride bıraktık...

EVDE KAL AMA İŞE DE GİT, KAZAN, BİR DE YARDIM ET!..

'Egemenlik kaytısız şartsız milletindir'

Birileri işe gitmeden maaş alır, birileri iş için can verir!

"MESAJI VERDİNİZ" AMA BAŞARAMADINIZ!

ÖZRÜ KABAHATİNDEN BETER!..