“TAKE AWAY”ınız BATSIN

“TAKE AWAY”ınız BATSIN

Efendim, “AL GÖTÜR” demekmiş.
Lokantalarda yemek yemek yasaklandı ya …
Bizim alt sokaktaki COFFEE denilen 2 yerin kapısına bu levha asılmış.
Alıp götürecen, DÜRÜM edip dışarıda yiyecen ...

“SALGIN hastalık” ifadesinin yerini alan “PANDEMİ” lafı şerefsizliğiyle de dilimize giren bir sürü İngilizce kelimeye bir de bu eklendi.

Esasen, işyeri tabelalarında Türkçe kelime HİÇ KALMADI, hepsi de İNGİLİZCE oldu ya …

Ve bir bakın hele, gömleklerin veya Tişort denilen şeylerin göğsünde TÜRKÇE kelime var mı ? Veya İNGİLİZCESİZ bir giyecek kaldı mı ?

Daha önce de yazmıştım: Hiçbir millet kendi lisanına karşı böylesine HAİN olamaz ve olmamıştır.
Tabii ki, HAİNLİĞİN içinde ŞEREFSİZLİK de vardır ve bu hâl AŞAĞILIK duygusunun dışa vurumudur.

Ölüyor ulan ölüyor; TÜRKÇE’miz ÖLÜYOR !

Her geçen gün yeni bir yabancı kelime giriyor ve Türkçe’nin yerini alıyor.

Saymakla bitmez, ama yine de birkaç tane örnek vereyim:
Teferruat, Tafsilât idi, AYRINTI oldu ya …
Yani, “bir konuyu, bir meseleyi uzun uzadıya anlatma”, “bütün inceliklerini ortaya koyma”, “AYRINTILI anlatıp FARKLI taraflarını açıklama” idi.
“İşin ÖNCELİĞİ” veya “meselenin İNCELİĞİ” falan denirdi.
Şimdi hatırlayan veya söyleyen kaldı mı ?

Şimdi artık, varsa yoksa DETAY ! Yani, Fransızca’dan alınma DETAİL. “Maşallah” (!), her cümleye girmeyi başardı. Hele de TeVe’dekilerin dilinden düşmez oldu.

Fransızca’nın ETAP’ı (etape), KISIM, BÖLÜM, AŞAMA, EVRE, ÖNCE, ÖNCELİK, ZAMAN, İLK, İLK ANDA gibi kelimelerin yerini aldı da, yine dillere yapıştırıldı: “İlk ETAPTA”, “Birinci ETAP … İkinci ETAP” …

TEHLİKEYİ, SAKINCAYI hatırlayan veya kullanan kaldı mı ?
Yine Fransızca’dan (risque) RİSK geldi, her şeyi sildi süpürdü, dillerden düşmez oldu.

Bu İHANETİ yapanların başında TeVe spikerleri var. Sonra da gazeteci denilen HAİNLER geliyor. Yani, BASIN mensupları. Bunlar yerleştiriyorlar bu kelimeleri.

Daha sonra, yani “İkinci ETAPTA” kendini AYDIN zanneden veya öyle göstermek isteyenler ve sonraki “ETAPTA” da, her fırsatta, her yerde devamlı olarak dır-dır, vır-vır, zır-zır konuşan SİYASETÇİLER var.
Öylesine ki, KANUNLARA bile sokuşturuyorlar.

Bu İHANET öyle bir hal aldı ki, bu kelimeler anadan doğma varmış gibi insanların dillerine işlendi, zihinlerine nakşedildi ve insanlar, bunlarla TÜRKÇE konuştuğunu zannetmeye başladı.

Daha geçen gün, “LOKASYONU” çok yüksek bi yerdeki çok BÜYÜK bi BÜYÜĞÜMÜZ de “LANSE” dedi ya …
Gerçi kullanılıyordu ama, henüz tam olarak SOKULMADI ve fakat belli ki, artık LANSE ve LANSMAN da iyice ve RESMEN lisanımıza GİRECEK ve rahatlıkla söylenmeye başlanacaktır.
Neyse …

A maaannn be MÜMTAZ, derdi sana mı düştü, böölesine “BASİT” bi meseleyle DERTLENMEK ?
Görmüyor musun, neremiz ÇÜRÜMEDİ veya ÇÜRÜTÜLMEDİ ve neremiz DOĞRU kaldı ki ?

Ve hâlimizde görünen o ki;

GAFLET, DALÂLET ve İHANET “PİK” yaptı;
AHLÂK, LİYÂKAT ve SADAKAT da “DİP” yaptı.

30 Kasım 2020 (Mümtaz Şahin) 1082

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

HIRSIZIN ve arsızın da TEDBİRLİSİNİ...

Elhamdülillah MÜSLÜMANIK ama...

Aklıma çok HAYIRLI bi FİKİR geldi...

HIRSIZ içerideyse KAPI KİLİT TUTMAZ

ABOOOVVV Herife bakın yaav !?

MÜJDELER olsun eeeyyy AHÂLİİİİ !

Aha, bi bu EKSİK imiş ki...

HAMDOLSUN !

Bence o TRENİN LASTİĞİ PATLAMIŞTIR !?