Öncelikli hedef “üretim üssü” olmalıdır

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Kocalar, ülkemizin öncelikli hedefinin üretim olmasını söyledi.

Öncelikli hedef “üretim üssü” olmalıdır

 

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Kocalar, ülkemizin öncelikli hedefinin üretim olmasını söyledi.

MMO Başkanı Kocalar'ın açıklamaları şu şekilde:

"İnsanlık tarihi boyunca dünyada bulaşıcı hastalıklar hep var olmuştur ve var olmaya da devam edecektir. Toplumda daha önce görülmemiş bir hastalığın ortaya çıkması ve bu hastalığın tehlikeli boyutlara ulaşması, insanlar arasında kolayca ve hızla yayılması yani bulaşıcı olması, istikrarlı bir şekilde dünyanın farklı noktalarında görülmeye başlaması pandemi olarak nitelendirilmektedir. Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde, canlı hayvan pazarında çıktığı düşünülen bir hastalık kısa bir süre içinde salgın haline dönüşmüştür.Pandemi tarihine baktığımızda bugüne kadar insanlığı etkileyen 21 pandeminin meydana geldiğini görmekteyiz. Çok sayıda insanın ölümü ile sonuçlanan ve dünyayı en çok etkileyen salgınlar arasında veba, kolera, grip, aids ve şimdi Coronavirüs Covid-19 salgını ile karşı karşıyayız.

İlk görüldüğü Aralık 2019 tarihinin üzerinden 13 ay geçmesine rağmen dünya genelinde yaygın bir pandemi olarak devam eden Covid-19 salgını yaşamı ciddi anlamda tehdit etmektedir. Hastalığın görüldüğü yaş grupları ve yayılışı dikkate alındığında; konu sadece tıbbi boyutla sınırla kalmamış, insanlığı ekonomi, tarım, sosyokültürel, etik ve ahlâk, hukuk, eğitim, turizm vb. birçokalanda etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir.

Pandemi tıbbi, sosyokültürel, ulaşım, turizm, hukuk, etik, ahlak vb. birçok konuda değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte, biz mühendisler olarak üretim ve ekonomi kısmı ile ilgili önerilerimizi kamuoyu ve yetkililer ile paylaşmak istiyoruz.

Salgın ekonomiyi ve üretim sektörlerini ciddi ölçüde etkilemekte ve etkilemeye devam etmektedir. En basit anlamıyla, hastalığa etken olan virüsün tıbbi bulaşıcılığının yanında, ekonomik anlamda oluşturduğu olumsuz etkileri iş dünyasında da hızla yayılım göstermektedir. Üretimin azalması, buna karşın salgın sebebiyle toplumlarda artan kaygılar yüzünden tüketimin artması ve bununla bağlantılı olarak ekonomik verilerde düşüş eğilimi oluşmaktadır. Pandemiden dolayı birçok ülke ekonomisinin durağan bir döneme girdiği, bu durumun daha sonraki aşamalarda ülke ekonomileri üzerinde olumsuz sonuçlar oluşturacağı, pandemi ile mücadeleye devam etmenin aynı zamanda ekonomik normalleşmeyi de mümkün olduğunca hızlı bir şekilde geri kazanma çabası olarak görülmesi ve birlikte değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Pandemi toplumda ve ekonomide oluşturduğu ağır sorunların yanında bazı fırsatları da sunmaktadır. Bu bakımdan, pandemi sırasında yaşanılan temel sorunların akılcı ve bilimsel olarak tespit edilmesi ve bu doğrultuda oluşturulacak politikalarla çözüm yollarının araştırılması ve uygulanması gerekmektedir.

Bütün dünyanın yaşadığı bu pandemi ve doğurduğu ekonomik krizden başarılı çıkmak için ülkemizin öncelikli hedefinin “ÜRETİM ÜSSÜ” olma yönündeki atılımları olmalıdır.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yıllar önce ki öngörüsü de bu şekildedir.

“Çalışmadan, yorulmadanveüretmeden,rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”

Üretim için ilk ve temel öncelik enerjide dışa olan bağımlılığımızı azaltmamız gerekmektedir. Bu enerji maliyetleri ile ve neredeyse her gün yapılan zamlarla dünya piyasası ile rekabet etmemiz mümkün değildir. Tüm dünya hem temiz, hem de doğal ve çevreci olan enerji yatırımlarına yönelmektedir. Ekonomik açıdan güçlü bir Türkiye için ilk şart enerjimizi kendimiz üretmemiz ve bu doğrultuda enerji yatırımları yapmamız ve yatırımcıları desteklememiz gerekmektedir.

Beton ekonomisine yapılan yatırımlar ile artık sistem tıkanmaya başladı. Arkıt beton ve rant odaklı ekonomiden uzak durmamız gerekmektedir. Üretmeli, özellikle katma değeri yüksek ve ihracat ağırlıklı ürünlere ağrılık verilmelidir.

Kendi kendine yetebilme olgusu ile tarım politikalarımız şekillendirilmeli ve ülkemizin kendi ihtiyacından fazla tarımsal ürünü ve çeşitliliğini kendi dinamikleri ile üretmesi sağlanmalıdır. Çiftçilerimiz bu yönde desteklenmelidir.

Yeterli ve herkesin ulaşabileceği bir sağlık sistemini oluşturulmalı, tıbbi malzeme, ilaç, aşı ve tıbbi cihaz üretiminin kendi öz kaynaklarımız ile üretilmesi sağlanmalıdır. Birilerinin üreteceği aşı için el avuç açmak Ülkemize yakışmamaktadır.

Pandemi sonrasında, ülkemizde ve tüm dünyada ekonomi, üretim, eğitim, sosyal hayat, seyahat, iletişim vb. tüm sektörlerin kuralları tekrar şekillenecektir. Bu şekillenmelerde sağlık, toplumsal dayanışma, yardımlaşma ve eşitlik geleneklerinin güçlendirilmesi öncelikli olmalıdır."

9 Ocak 2021 (Haber Merkezi) 1305

Yorumlar (0)

Yorum Yaz